Röportaj


Emmanuel Emenike: “Sizin Gibi Manyakların Arasında Çok Bile Kaldım…”

Emmanuel Emenike: “Sizin Gibi Manyakların Arasında Çok Bile Kaldım…”
bir ahraz haberi / 29.3.2015 14:35:58

Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan derbide taraftarın tepkisiyle karşılaşınca maçı terk etmek isteyen, arkadaşlarının zoruyla maça devam edip oyundan alındıktan sonra stattan ve ülkeden ayrılan Emenike sessizliğini Resmi Gaste’ye bozdu. Başta Aziz Yıldırım olmak üzere (peşine adam takmış diyorlar) birçok kişinin ulaşmaya çalıştığı Emenike’yi ailesinin yanında Nijerya’da bulduk. İlk başta ‘Beni burada da mı buldunuz, kahrolası beyazlar?’ dese de, özünde buğday tenli olduğumuzu anlayınca röportajı kabul etti. Huzurlarınızda aranılan adam Emenike’nin son röportajı (Biz son diyorsak, sondur) :

Bizi görünce sinirlendiniz, görüşmek istemediniz. Bu sinirin nedeni nedir?

Nasıl sinirlenmem ya? Bıktım arkadaşım sizden, anlamıyor musunuz? İlk başta o Karabükspor’dan teklif geldiğinde de gitmeyecektim ben. Arkadaşlarım da gitme, kariyerini bitirme, dedi ama dinlemedim. Nereden buldum hatırlamıyorum; ama o zaman Alex’in telefonunu buldum, aradım. ‘Abi Türkiye’den teklif var, geleyim mi?’ dedim. ‘Hiç düşünme, kalk gel.’ dedi. Ulan insan bi sormaz mı, telefonumu nerden buldun demez mi? (Sinirleniyor, gömleğini çıkarıyor, kendisini zor tutuyoruz)

Karabükspor’da çok iyi bir performans göstermiştiniz ama…

Başkanın zorlamasıyla oldu o. ‘Bak gol atmazsan seni demir çelik fabrikasına işçi diye gönderirim.’ diyordu. Fenerbahçe’den teklif gelince İstanbul iyidir dedim, Alex’i de aradım tabii. ‘Bavulunu bile toplama, gel’ dedi bu sefer. Tam İstanbul’a geldim, o zaman da 3 Temmuz diye bir şey başladı. Az daha beni de tutuklayacaklardı da, zor kaçtım ellerinden.

Peki Rusya’dan niye geldiniz Türkiye’ye tekrar?

Rusya çok soğuk. Oradaki kadınların evliliğe bakışı da çok tuhaf. Bir anda birkaç kişiyle evlenebilecek gibiler. Benim aradığım bu değildi kesinlikle, helal süt emmiş... Ayrıca Türkiye’yi sevgim vardı. Akrabalar da hep İstanbul’da. Saat piyasasını ele geçirdik sayılır. Benim amcaoğulları ve hala çocukları hep orada. Teklif de iyiydi. Belki düzelmiştir durumlar, ben abartıyorumdur, dedim ve tekrar geldim. Gelmez olaydım.

Bu sefer ne oldu?

Acayip acayip tipler. Bir teknik direktör getirmişler, Ersun Yanal. Adam rahat, ama fazla rahat. Hocam ben nerede oynayacağım diyorum, gel burada oyna diyor, nerede diyorum, burada burada, deyip gülüyor. Ciddiyetsiz herif, gittikten sonra öğrendim o gün ne demek istediğini. (Boşuna göndermemişler demek) Şampiyon olunca yine iyiydi takım, ama bu sezon işler çok değişti. Herkesin gerçek yüzünü gördüm.

Mesela?

Mehmet Topal var mesela. Bekir gol atınca ne yaptığını gördünüz değil mi? (İzlemeyenler çocukların önünde izlemesin, hatta hiç izlemesin bence) Bana da o günden sonra hep ne zaman gol atacaksın diyor. Bir gol at da doyasıya sevinelim diyor art niyetli herif. (Nasıl bir ortamdır bu arkadaş) Ben o günden beri gol atmayı bıraktım. Herkes de zannediyor ki kötü oynuyorum. Ben namusumu korumak için bilerek atmıyorum o golleri.

Takım kaptanıyla aranız nasıl peki, Emre ile?

Abi ben hayatımda bu kadar küfrü aynı cümleye sığdıran bir insan daha görmedim. Nasılsın abi diyorum, ‘Senin ben a…. koyarım’ diyor. İlk başta anlamıyordum, sonra öğrendim ne dediğini. ‘Abi bak anlıyorum artık ne dediğini’ dediğimde de ‘O zaman a……. s...…. ‘ diyor bana. (Hak etmiş) Kavga çıkaracaktım ama hastalıkmış galiba, yani öyle dediler. Küfür etmeden duramıyor muymuş ne? Bütün bunlardan sonra taraftar da derbide öyle bağırınca artık bardağı taşıran damla oldu. Ben aklımı kaçıracağım o memlekette bu gidişle. Çok bile dayandım o manyakların arasında. Siyasetiniz ayrı dert, sporunuz ayrı dert, gelmiyorum arkadaş, benim için Türkiye bitmiştir, bir daha da gelmem. (Dua et Nijerya’dayız, bir de bayağı kas yığınısın, yoksa çok pis dalardım sana, diyemiyoruz tabii)

Peki şimdi ne olacak, hala sözleşmeniz var?

Gelmiyorum arkadaş, bitti sözleşme falan. Gerekirse futbolu bırakırım, iç savaşa girerim, elmas avına çıkarım, limon satar yine geçimimi sağlarım ama o manyakların arasına dönmem. Ailemin yanında kendime geldim, beni buradan hiçbir güç gönderemez.

(Telefonu çalıyor. Arayan Alex De Souza. Uzun uzun konuşuyorlar telefonda. ‘Tamam abi, sen nasıl emredersen abi, sen istersin de gitmez miyim abi, saygılar abi’ diyerek telefonu kapatıyor. Alex’in kendisini ikna ettiğini, hiçbir şey düşünmeden tekrar Türkiye’ye dönmesi gerektiğini söyleyip eşyalarını toplamak için yanımızdan ayrılıyor. Biz de bir iç savaşa kurban gitmemek için ufak ufak yol alıyoruz.)

 






RÖPORTAJ

Preet Bharara: “Altındaki donu bile alacağım, siz hiç merak etmeyin…” »

Preet Bharara: “Altındaki donu bile alacağım, siz hiç merak etmeyin…”

17 Aralık’ta gözaltına alınmasının ardından hayırsever bir işadamı olduğunu öğrendiğimiz Rıza Sarraf, Türkiye’de uzun bir süre gündemde kalmıştı. Tam unutuldu derken Ebru Gündeş’le ( eşi oluyor, hala

devamı »
RÖPORTAJ

Canan Karatay: “Ramazan Pidesi de Yasak, Hurma da...” »

Canan Karatay: “Ramazan Pidesi de Yasak, Hurma da...”

Türkiye'de sağlıklı beslenme ve diyet konularında herkesçe bir otorite kabul edilen Prof. Dr. Canan Karatay, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte yine en çok konuşulan isimlerden biri haline geldi. Türk

devamı »