Röportaj


Devlet Bahçeli: "Kraliyet sistemi de gelse MHP'nin başında kalacağım."

Devlet Bahçeli: "Kraliyet sistemi de gelse MHP'nin başında kalacağım."
bir antiochus haberi / 1.5.2016 15:48:09

1997 yılından beri MHP'nin genel başkanlığını yapan Devlet Bahçeli, bu aralar sıkı bir koltuk mücadelesi veriyor. Son seçimdeki başarısızlığın ardından otoritesi sarsılan Bahçeli, kayyumların da etkisiyle oldukça zor zamanlar yaşamaya başladı. Yargı sürecinden başı dönen ve midesi bulanan Bahçeli ile bu zor döneminde görüşebilmenin ne kadar zor olduğunu tahmin edersiniz. İşte biz bu zorluğa sizin için katlandık. Kıymet bilin biraz, hayret bi şey ya:

Sizi artık eskisi kadar gündemde göremiyoruz, neden?

Ben de ciddi ciddi bir şey soracaksın sandım. (Sinirleniyor, çayından bir yudum alıp tekrar sakinleşiyor) Hep o söz dinlemez, laf anlamaz, her şeyi bildiğini zanneden üyeler yüzünden. Hele o Akşener yok mu? Kayyumlar gelince bir açıldı, bir fırladı, öyle böyle değil. Tarkan MHP'den aday olsa bu kadar popüler olmazdı. Ben konuşurken içeri giriyor, kameraman beni bırakıp ona koşuyor. Ben ne yapayım?

Partiye atanan kayyumlar hakkında ne düşünüyorsunuz peki, nasıl karşıladınız bu durumu?

Aslında kayyum işi Türkiye'de bir rutin artık, çok da şaşırmadım ben şahsen. Yine de birilerinin komplosu olma ihtimali de var. Sonuçta partiden daha önce kovduklarımız, hiç partiye almadıklarımız, bir kovup bir geri aldıklarımız, alıp, şöyle bi kovup, sonra vazgeçip bir anda ihraç ettiklerimiz derken düşman listesi çok. Benimle şahsi hesabı olan birileri de yapmış olabilir. 5 tane aday varken tam bir kabus yaşatmak istiyorlar bana.

Peki siz de aday olacak mısınız, yoksa emeklilik mi düşünüyorsunuz?

(Ağzındaki çayı püskürtüp bardağı masaya vuruyor.) Ne diyorsun lan sen? (Lan mı?) Tabii ki aday olacağım! Ben genel başkan olduğumda (sehpanın boyunu gösteriyor) sen daha bu kadardın. Bu koltuk benim için onur meselesi. Kraliyet sistemi de gelse MHP'nin başında kalacağım, hayatta bırakmam. Gittiği yere kadar direnmeye kararlıyım. Üç beş çapulcu mu beni koltuğumdan edecekmiş? Ben de adayım hodri meydan! (Nasıl da gaza geldi hemen) 

Olağanüstü kongre süreci durdurulmuş, bu sizce işe yarar mı?

Beni ilgilendiren bir mesele yok. Ben partinin başından ayrılmıyorum. (Sanki ilk kez söylüyormuş gibi bakıyor) Kendini aday zannedenler düşünsün, bizim işimiz olmaz. Yargıtay’a güveneyim diyorum ama onlar da paralel olabilir. Zaten bizim partimizde seçim olsa da kaybetmek gibi bir durumumuz olmaz. Biz kongreye insanlar boşuna gelmesin istiyoruz. O kadar kağıt israfı falan gerek yok. Kendilerine yazık ediyorlar ama farkında değiller.

Onlara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Onlara vermek istediğim bir mesaj var ama sen yayınlayamazsın. (Yayınlardık ya aslında) Koskoca MHP’yi düşürdükleri bu durumu asla unutmayacağız. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kayyum atanmış ilk parti olduk, daha ne olsun? Ama ben onlara yapacağımı biliyorum. Tüm Türkiye, bu ihanetin nasıl cezalandırılacağını görecek.

(Elindeki çayı kafasına dikip bardağı yere fırlatıyor. Bir anlık refleksle yerimizden fırlıyoruz. Daha sözüm bitmedi diyor ama biz az biraz altımıza kaçırdığımız için hızla olay yerinden uzaklaşıyoruz…)









RÖPORTAJ

Arda Turan'dan Sonra Kenan İmirzalıoğlu ile Aşk Yaşayan Sinem Kobal: "Arda Bana da Ayakkabı Fırlatıyordu Son Günlerde..." »

Arda Turan'dan Sonra Kenan İmirzalıoğlu ile Aşk Yaşayan Sinem Kobal: "Arda Bana da Ayakkabı Fırlatıyordu Son Günlerde..."

Arda Turan’dan olaylı bir şekilde (baya olay oldu di mi) ayrılan Sinem Kobal, ilişkinin kırkı çıktıktan sonra aradığı aşkı Kenan İmirzalıoğlu’nda buldu. Geçtiğimiz günlerde paparazzilerden kaçamayarak

devamı »
RÖPORTAJ

Diriliş Postası Genel Yayın Yönetmeni Hakan Albayrak: "Yandaş olmak ne yazık ki cebi doldurmaya yetmiyor!" »

Diriliş Postası Genel Yayın Yönetmeni Hakan Albayrak: "Yandaş olmak ne yazık ki cebi doldurmaya yetmiyor!"

Hükümet yanlısı olduğunu her platformda dile getiren, Erdoğan hakkındamethiyeler düzen ve onun Allah'tan gelen bir rahmet olduğu yorumunu yapanHakan Albayrak, geçtiğimiz günlerde genel yayın yönetmeni

devamı »