Röportaj


Deniz Seki’den Şok Sözler: "Hapishaneye Alıştım, Bağımlılık Yapmasından Korkuyorum..."

Deniz Seki’den Şok Sözler: "Hapishaneye Alıştım, Bağımlılık Yapmasından Korkuyorum..."
bir ahraz haberi / 13.12.2014 21:27:30

Hakkında verilen yakalama kararının ardından 6 ay sonra 15 Kasım 2014 tarihinde tutuklanıp cezaevine konulan Deniz Seki bu zorlu süreçte yaşadıklarını Resmi Gaste’ye anlattı. Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda yatan şarkıcı Deniz Seki’yle cezaevi müdürünün odasında görüştük. Bir türlü tutamadığı söylenen o gözyaşları biz gittiğimizde de akıyordu. Ancak her şeye rağmen dik duruyordu.

Söyleşimizin başında bize bu imkanı sunan (50 kağıt aldı) cezaevi müdürü Hayri Aksa’ya teşekkür ediyoruz.

Cezaevi müdürü hiç zorluk çıkarmadı, size burada iyi davranıyorlar herhalde?

Sağ olsunlar, ellerinden geleni yapıyorlar, kendimi evimde gibi hissediyorum adeta. Hatta bir de hapishane dizisi teklifi var, çekimlere başladık mı tamamdır.

Alıştınız yani?

Alıştım, alıştım. Hatta bağımlılık yapmasından korkuyorum. Çünkü bağımlılık çok kötü bir şey, insan bir kere bağımlı oldu mu bir şeye artık bırakamıyor... Çok kötü bir şey bağımlılık (takıldı). Çok fena…

Deniz Hanım, devam edelim isterseniz. Hakkınızda karar çıktıktan sonra tutuklanmanız 6 ayı buldu. Bu süre zarfında neredeydiniz?

Bayburt’taydım. Ama saklanmak için gitmedim oraya. Teyzemin kocasının kuzeninin eşi hastaydı, onu ziyarete gitmiştim. Bayburt’ta iletişim imkanı çok kısıtlı olduğu için de arandığımdan haberim olmamıştı (bari bize yapma). Güzel, sakin bir yer deyip tatil de yaptım orada. Yeşillik meşillik... Bayburt'ta çok fena ilham geldi, her sabah kulağımda ayrı ayrı güftelerle uyanıyordum, biraz da albüm yapmak için uzattım ziyaretimi. Yapımcı da şerefsiz, haber vermiyor tabi tutuklama kararını... (ağzı da bozulmuş bunun içeride)

Kararı duyduğunuzda ne hissettiniz peki?

Çok da şaşırmadım aslında, avukatım uğraşıyordu ama o da ümitsizdi, hatta onu da alabilirlerdi içeri. Biz, karar çıktıktan sonra bir üst mahkemeye gittik, oradan temyize gitmiş, temyiz tekrar alt mahkemeye gönderdikten sonra anayasa mahkemesini aramışlar, kararın en son nereye gittiğini bulamadık. O ara beni tutuklayan polis Hakkari’ye sürülünce dava dosyasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden Yargıtay’a gittiğini öğrendik. Yargıtay da cezayı onamış. Çok zorlu bir süreçti, anlıyorsun değil mi?

Anlıyorum (anlamıyorum). Peki cumhurbaşkanına, başbakana mektup yazmadınız mı, onlar ilgileniyor bu konularla?

Yazdım, ama yanlışlıkla "Bana biraz şey bulabilir misiniz?" diye yazdım. Sonra bir yanlışlık oldu demek için cumhurbaşkanımızla bizzat telefonda görüştüm. O da, haklı olarak, bu saatten sonra seni ben bile kurtaramam, dedi.

Sanatçı dostlarınız, arkadaşlarınız sizinle görüşmeye geldi mi?

Kimileri geldi, kimileri de aradı, hiç yalnız bırakmadılar sağ olsunlar.

Aradı?

Aramızda kalsın, siz burayı silersiniz (he he sileriz) benim bu işin ticaretini yapan bir arkadaşım var, telefonu o getirdi (hiç uslanmayacak bu kadın). Bütün arkadaşlarım aradı. Hatta Ankaralı Namık bile aradı, nerden bulduysa numaramı sapık herif, abuk sabuk da konuştu.

Peki Bayhan?

Bayhan’la aramızda bir problem yok aslında. Herkes bizi kavgalı sanır ancak biz işimizi profesyonel yapan insanlarız. Arada sırada çeşitli alış verişler olsun, bazı ihtiyaçların karşılanması olsun, iletişimimiz vardı. Ama buraya gelmesin, yani gerek yok, ben ona da diğerlerine de bir adres verdim, hani yanlış anlama, çeşitli ihtiyaçlar için.

Anlıyorum (yanlış anlıyorum). Her istediğinizi getirtebiliyor musunuz, şu an eksikleriniz var mı?

Sadece telefon sokabiliyoruz şimdilik, bak burayı sileceksin unutma (kafa sallıyoruz, inanıyor). Çok fazla eksiğim var. Fön makinem, katı meyve sıkacağım, saç şekillendiricim, kırışık giderici kremim yok. Onlar olmadan ben yaşayamıyorum, anlıyorsun değil mi?

Anlıyorum (bu sefer anladım, hani şu şey makinesi, anladım yani). Müzik çalışmaları nasıl gidiyor?

Burada teknik bazı sıkıntılar var, onları hallettikten sonra bir albüm yapmayı düşünüyorum, hani şu Bayburt’ta başladığım. Adı bile hazır: Aşkın Ticareti. Büyük bir koğuşumuz var, orada da klip çekeceğiz. Ben ayrıca burada bir müzik kursu açmayı düşünüyorum. Bizim Şişli Naciye var burada (kocasını 17 yerinden şişlemiş, araştırdık) o ısrar edince kıramadım. Ama iyi ki ısrar etmiş (ne demişse artık, korkutmuş kadını), çok büyük cevherler var burada. İnşallah onlar için de bir umut olurum.

(Röportajın bu kısmında müdür odasına Deniz Seki’nin avukatı geliyor. Yargıtay 5. Dairesi’ndeki dosyayı Danıştay’a gönderip, Anayasa Mahkemesi’ne başvurunca Sayıştay davayı iptal etmek için üst mahkemeye başvurmuş. Orası da ne haliniz varsa görün diyerek davayı ileri bir tarihe ertelemiş ya da onun gibi bir şeydi tam anlayamadık. Bizim 50 liraya da yazık oldu bu arada…)






RÖPORTAJ

Hüseyin Çelik: “Hani beraber yürümüştük?” »

Hüseyin Çelik: “Hani beraber yürümüştük?”

Bülent Arınç’ın açıklamaları ile başlayan siyasi gerilime yaptığı retweet ile dahil olan Hüseyin Çelik, tartışmalardaki tarafını belirlemiş oldu. Onunla ve Bülent Arınç’la başlayan bu gruba sonradan b

devamı »
RÖPORTAJ

Leonardo Di Caprio: “Bebek suratlıyım diye yıllardır bana Oscar vermediler…” »

Leonardo Di Caprio: “Bebek suratlıyım diye yıllardır bana Oscar vermediler…”

Sanat hayatı başladığı günden beri Oscar’a neredeyse her yıl aday gösterilen ama bir türlü kazanamayan Leonardo Di Caprio, bu yıl emeline ulaşmanın mutluluğunu yaşıyor. Yıllardır her kesimin bi şekild

devamı »